Şehide kelle, Apo’ya sayın diyen Tayyip Bey, Merkel’e niye suskun? DTP’liler, teröristbaşı Abdullah Öcalan’a akıllarınca saygınlık kazandırmak için Sayın Öcalan... diye başlayan hitap kampanyaları yapıyor. Nevruz öncesinde yoğunlaştırılan bu kampanyaların bir kaçı yargıya da intikal etti. Keza DTP Başkanı Ahmet Türk de geçmişte, Sayın Öcalan... ifadesini kullandığı için ceza aldı. Görüldüğü gibi eşkıya önderine Sayın.. diye hitap etmek taltif. Bunu yargı da onayladı. İlginç olan böyle bir hitabı Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da 2000 yılında kullanmasıdır.

Neden böyle bir hitap?

Gerçi merkez ve de AKP medyasında okumadınız ya da işitmediniz ama Sayın Erdoğan’ın Öcalan eşkıyasına Avustralya’da bir radyo programında Sayın... diye hitap ettiği, ses kasetlerinin internet sitelerine düşmesiyle kanıtlandı. Hayır ben Tayyip Bey’in üstelik iki kez kullandığı bu ifadeyi taltif maksadıyla kullandığına zerre ihtimal vermiyorum... Keza Güneydoğu şehitlerine “kelle” demesi de asla onları umursamamak ya da aşağılamak değildir. Hadise, tamamen birikimsizlik yani yüzeyselliği işaretliyor. Söylediği şeyin nereye gideceğini görmediğini gösteriyor.

Bazı çevreler 2000 yılında cezaevinden yeni çıkan ve devlete kızgın olan o günlerin siyaset yasaklısı Erdoğan’ın bunu bilinçli yapacağını iddia ya da ima ediyorsa da, kendine muhalif olmama rağmen böyle bir yakıştırmanın haksızlık olacağı kanaatindeyim... Öyle, çünkü Öcalan gibi hainliği tescilli bir caniyi bilerek taltif etmek onunla aynı olmakla eş anlamlıdır... Tayyip Bey o konuşmasında benzerlerini bugünlerde de çok gördüğümüz sürç-ü lisanlarından birini daha yapmıştır... Tabii burada sorgulanacak konu, en hayati mes’elelerde bile böylesi gafları yapabilen birinin Başbakanlık koltuğunu yeterince doldurup doldurmadığıdır. Kuşkusuz bunun hakemi de millettir... Halk neye karar verirse ona boyun eğmek durumundayız..

Kanadoğlu: Dava açılabilir

Yargıtay eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’na göre bu hitaptan ötürü Başbakan’a dava açılabilirmiş. Zaman aşımı hiçbir şekilde sözkonusu değilmiş.. Davanın açılıp açılmayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.. Bu olayda altı çizilmesi gereken husus, medyanın dramatik halidir. Dikkatinizi çekmiştir, bu haber; bırakın siyasal İslamcı medya’da, merkez medyada bile tek sütuna yer bulamamıştır... Bu olay bile AKP’nin medyayı nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor... Hayır, burada sadece AKP’yi suçlamayın. Merkez medya bazı eksikliklerin içinde olmasa idi tıpkı Yeniçağ ya da Cumhuriyet gibi başı dik meydan okurdu.. Belli ki onlara başlarını eğdiren şeyler veya beklentiler var... Görüldüğü gibi Ertuğrul Özkök yanılıyor. Yani medyanın, alanı dışında iş ya da ticaret yapması bağımsızlığa değil, bağımlılığa sebep oluyor. Bugün değineceğimiz bir başka şey pek çok konuda günübirlik radikal ve birbirine zıt mesajlar verebilen AKP lideri Erdoğan’ın (En son önceki gün Çanakkale’de antiemperyalist olduklarını söyledi) Alman Şansölyesi Angela Merkel’in söyledikilerine niçin suskun kaldığıdır! Merkel’e neden suskunsunuz?

Ne mi dedi Merkel?

Türkiye’nin AB üyeliği 50 yıl sonra bile zor dedi...

Peki Çanakkale’de hamaset yapan AB sevdalısı ve angajmanlısı Başbakanımız Merkel’e niçin bir laf olsun etmez!.. Neden Türkiye ile alay edip dalga geçen bu hanımefendiye haddini bildirmez?.. Hem antiemperyalistliğe soyunacaksın, hem de Merkel’in bu densizliğine susacaksın... Oldu mu bu? Ahh Tayyip Bey...

Tamam bizim toplum hafıza özürlüdür.

Zorda ve beklentide olan medya baronları da bütün bu çelişkileri hiç mi hiç yansıtmıyor ama bırakın seçmeni ve umursamadığınız kamuoyunu, asıl tarihe karşı sorumluluğunuz var... Bu kadın Türkiye’ye hakaret etti, görmüyor musunuz?
Sabahattin ÖNKİBAR


YORUM EKLEYİN

HABER MANŞET:

Turgut Reis



ANASAYFAYA DÖN

www.nigdealperen.com - www.ulkunisalari.com