EDİTÖRDEN: DECCAL MADYADAN BBP'YE KUŞATMA HAREKATı



BEN BU YOLA BU SEVDAYA
BAŞ KOYMUŞUM ÇEKİLMEM
YEL KAYADAN NE GÖTÜRÜR
KÖKÜM SAĞLAM YIKILMAM!!!



Hrant ZINK'ın son nefesini vermesi ile karanlık güçler (siyonist medya) suçu NİZAM-I ALEM ÜLKÜCÜLERİNİN üzerine yıkmak için çalışmalara başladı.

Fark edip engellemek istedikleri BBP’nin hızla yükselişe geçmesiydi.

Yerçekimine ve yerçekimi savunucularına(!) inat bu yükseliş onları tedirgin etmişti ve bu yükselişi engellemek için bir şeyler yapmalıydılar.

Önce Danıştay saldırısını ALPERENLERE mal etmeye çalıştılar, olmadı.

Sonra HRANT ZINK’ı…

Nafile…

BBP'nin bu yükselişini engellemek ve Nizam-ı Alem ateşini söndürmek için atağa kalkan Ruhu Şeytan’la evli bazı karanlık güçler büyük bir yanılgının içinde kürek çekip, çabalayıp yorgun düşmektedirler.

Söndürmek istedikleri bu ateş yeni yanan bir ateş değil, aksine bu ateş, kıvılcımları binlerce yıl gerilere dayanan büyük bir iman ateşidir.

Üfle, söndürmeye çalış ey kahpe Siyonist medya!!!

Vur, yıkmaya çalış ey HRANTÇI ERMENİ sürüleri!!!

Çiz, karalamaya çalış ey kirli kalemlerin kahpe sahipleri!!!

KÜÇÜK ATEŞİ SÖNDÜRÜR ESEN RÜZGARLAR
BÜYÜK ATEŞ RÜZGAR VURDUKÇA PARLAR
İMAN ORDUSU YASAK TANIMAZ
YÜRÜR YÜRÜR DAİMA YÜRÜR!!!




ÜSTAD ABDURRAHİM KARAKOÇ'UN YAZISI...
MEDYA ÜST ÜSTE VURSA ÖLÜYÜ DİRİLTİR

Abdurahim Karakoç

Benimki kuru bir iddia değil.. Şu bizim karteloz medya kimi yok etmeye çalıştıysa, o güçlendi..

Gerçeğini, sahtesini ayırt etmezler.. Kim ki Anadolu insanına yakın, onu bitirmenin çaresine bakarlar.. Eğer o menhus medya aleyhte yazmasa idi Süleyman Demirel, 40 yıla yakın Türk halkının tepesinde mıh keser miydi? MSP'ye vurdular, partiyi kapattılar, yeni kurulan parti iktidar oldu ve Erbakan başbakanlığa kadar yükseldi.. AKP ve Tayyip Erdoğan'a öyle vurdular ki, tarifi mümkün değil.. Peki ne oldu? AKP tek başına iktidar, Tayyip bey başbakan.. Hırçınlıkları hâlâ devam ediyor ve zorla Tayyip Bey'i Çankaya Köşkü'ne de çıkarırlar.. 2007 yılının yıldızı parlatılan partisi BBP oldu..

Büyük Birlik Partisi'ne ve onun Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'na elleriyle, dilleriyle ne kadar leke varsa bulaştırmaya uğraşıyorlar.. Çünkü, MHP'nin 'milliyetçilik' iddiasından sinerek çekilmesi, buna rağmen Yazıcıoğlu'nun milliyetçiliği, Türk ismi de vererek savunması medya şiddetinin yönünü o tarafa çevirdi.. Ben iddia ediyorum ki, Büyük Birlik Partisi (BBP) geleceğin iktidarıdır.. Pazar günü büyük bir katılım vardı ve ben de oradaydım.. Kartel medya vurdukça yeşeren ve gürleşen bir parti dedim.. Yazıcıoğlu belki de düne göre daha cesaretli, daha açık konuşuyor.. Medyanın kalemşörleri bilmiyor mu vurdukları yerde gül bittiğini? Ekmek yiyorlarsa bilmeleri gerekir..

Ekmek dedimse, ekmeği ekmek olarak kabul eden insanî bir yaklaşım şeklinden bahsediyorum.. Türkiye'de Türklük yok edilemez..

Bunu bilmeyen acaba ne yiyor? Irkçılıktan uzak milliyetçiliğin herkesi kapsadığından haberleri yok mu deli danalar gibi milliyetçiliğe saldıranların? Olmaz olur mu hiç? Cumartesi'ni Pazar'a bağlayan gece, meşhur ve nevzuhur kanalcılardan Tuncay Özkan'ın kanalında bir miting gösteriliyordu: "İzmir'den Çankaya'ya laiklik mitingi.."

Bu yiğit, kafasını Çankaya ile bozmuş, düzelmesi imkânsız bence.. Gelelim mitingteki çirkin suratlı, hem de yaşlı kadın ve erkeklerin durumuna.. Yürüyen güruhun ellerinde taşıdıkları pankartlara bakıyordum ki, kameraman birisinin üzerine zum yaptı.. Ne yazıyordu? "Hepimiz İzmirliyiz, hepimiz gâvuruz.."

Esasında malumu ilan etmekti pankarttaki ibare.. Tabiî İsmet Onbaşı'nın radikal fikirli gazetesi buna da bahane bulacaktır.. "Efendim, halk arasında 'Gâvur İzmir' diye bir imaj vardır, o imaja karşı söylemişler.." Sahi mi lan?

İnat için hiç gâvurluğunu açığa vurur mu insan? Baktılar ki "hepsi Ermeni oldu", kendilerini destekleyen gazeteler, gazeteciler meydanları salladı.. Bu sefer de gâvurluklarını ifşa eylediler..

İsmet Onbaşı'nın gazetesinde prof. titri olan bir yazar, "Allah'ın varlığını ihtimal olarak" algıladığını yazıyor.. Bu bir yumuşak iniştir.. Yarın veya öbür gün "yokluğu kesindir" diyebilir.. İşte bu gazeteler, Hrant Dink suikastini bahane ederek "milliyetçiyim-Türküm" demenin bile yasaklanmasını isteyecek duruma geldiler.. Çünkü; istedikleri, İçişleri Bakanı tarafından derhal yerine getiriliyor.. "Trabzon'a neşter vuruldu" dedikten sonra, valiye, emniyet müdürüne "karneleri parlak değildi" notunu düştüler.. TCK'nın 301. maddesi üzerinde yoğunlaşan bir saldırı var..

Ben aynı maddeden yargılandığım halde bunları görünce kalkmasını istemiyorum.. Türkiye, üç-beş haddini aşan solcunun tekeline bırakılamaz..

Hepimiz demiyorum, amma çoğunluğumuz Türküz, Kürdüz, Pomağız, Çerkeziz, Çeçeniz, ille de Müslümanız.. Bu ülkenin millî değerlerine saygılıyız.. Her zaman eleştirdiğim Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in görevden alınmasını teklif etmiş Hrant'ın eşi Rakel Dink..

Orkestranın şefi Tayyip Erdoğan'dır..

İstekleri tek tek yerine geldikten sonra ise, onun görevini sona erdirme kampanyası başlatacakları kesindir.. Amma ne yaparlarsa yapsınlar, geçmişte çekilen fotoğraflardan ne gibi özet çıkarırlarsa çıkarsınlar, BBP gelecek.. Yoldadır çünkü.. Şimdiden iyice korksunlar!..


-------------
Sevgi mi, istismar mı, verilmiş bir karar yok
Medya örseledikçe Hrant'ın suyu çıktı
Uğursuz köşelerde tek taraflı yorum çok
Kış gününde Berkan'ın, Birant'ın suyu çıktı.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------





YORUM EKLEYİN

HABER MANŞET:

Turgut Reis



ANASAYFAYA DÖN

www.nigdealperen.com - www.ulkunisalari.com